Avrupa’da futbol sahalarından spor salonlarına, pistlerden minderlere kadar birçok branşta binlerce Türk sporcu büyük bir emek mücadelesi veriyor. Ancak bu genç yeteneklerin önemli bir bölümünün, başarı yolunda yeterli ilgi ve doğru yönlendirmeyi göremediği belirtiliyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Spor Komisyonu Başkanı Hidayet Yılmaz, Avrupa’da yetişen Türk sporculara yönelik desteğin artırılması gerektiğini vurguladı.
Yılmaz, Avrupa’daki Türk sporcuların yalnızca bireysel başarı hikâyeleri olmadığını, aynı zamanda geleceğin spor elçileri olarak önemli bir misyon üstlendiklerini ifade etti. Buna rağmen birçok yetenekli gencin, küçük yaşlarda doğru yönlendirme ve kurumsal destekten mahrum kaldığına dikkat çekti.
“Bu sadece bireysel değil, toplumsal bir kayıp”
Açıklamasında, yetenekli Türk sporcuların sistem dışında kalmasının ya da başka ülkelerin spor havuzlarına yönelmesinin ciddi bir kayıp olduğuna işaret eden Yılmaz, “Bu durum yalnızca bireysel bir kayıp değil, aynı zamanda toplumsal bir kayıp olarak değerlendirilmelidir” dedi.
Yapılması gerekenler net
Hidayet Yılmaz’a göre atılması gereken adımlar açık ve net. Öncelikle Avrupa genelinde Türk sporcuların tespit edilmesi, ardından bu gençlerin kulüpler, federasyonlar ve spor akademileriyle doğru şekilde buluşturulması gerekiyor. Bunun yanı sıra ailelerin bilinçlendirilmesi ve sporcu gençlerin eğitim–spor dengesinin korunmasının da büyük önem taşıdığı ifade edildi.
AKİB’ten iletişim ve farkındalık vurgusu
AKİB bünyesinde yürütülen çalışmaların temel hedeflerinden birinin, Avrupa’daki Türk sporcular arasında güçlü bir iletişim ağı kurmak olduğunu belirten Yılmaz, sporun birleştirici gücüne dikkat çekti. Bu yaklaşımın gençlerin hem sportif hem de kişisel gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
“Geleceğe yapılan stratejik bir yatırım”
Avrupa’da başarı kazanan her Türk sporcunun, gelecekte birçok gence ilham kaynağı olacağını dile getiren Yılmaz, bu ilhamın sürdürülebilir olabilmesi için sahiplenme, takip ve desteğin şart olduğunu vurguladı.
“Avrupa’daki Türk sporcularımıza sahip çıkmak bir tercih değil, geleceğe yapılan stratejik bir yatırımdır” diyen Yılmaz, bu sorumluluğun sivil toplum kuruluşlarından iş dünyasına, spor kulüplerinden ailelere kadar herkesin ortak görevi olduğunu ifade etti.





